Eğer bir gün bizi anlatmak düşerse birine yayınlarız….
“Bir gün birine bizi anlatmak düşerse yayınlarız” cümlesine ithafen…
Çünkü körpe bir kalemde vuku bulmuştu bizim gönlümüze sığdıramadıklarımız. Mecalsiz, körpe, yalnız bir kalem…
Kimimiz uzaklardan sessiz çığlıklarını duyurmaya çabalarken, kimimiz bir hastane köşesinde hayat vermeye çalışıyordu kalemine. Kimimiz bir cami avlusunda derinlemesine dalarken düşüncelere, kimimiz az uzakta kalemiyle kovalamaya çalışıyordu zamanı; çabucak geçip gitsin diye. Bazımız kaçırdığı fırsatları geri yakalamaya çalışırken bu arada, bazılarımız –işte en bahtiyarlarımız- dersaadet sokaklarını adımlarken yaşıyordu dökeceklerini kalemine..
Her birimiz bir diğerimizden bîhaber , aralarda kilometreler, hayatlarımıza devam ediyorduk aynı saniyeleri paylaşarak. Bir gün simalar da birbirlerini tanır mı bilinmez; elle tutulmaz, sessiz bir sayfada çoktan hemdem olmuştu gönüller; yalnız kalemler…
RANA
siteyi hazırlayan sevgili kardeşim ibrahime teşekkürü bir borç bilirim……..




