• ZEYNEP ÇİFTÇİ 28.12.2009

    Bugün de bitti. Yeşil gölgelendi. Ağaçlar rüzgârın ritmine tutsak. Kuşlar bin bir eda ile süzülüyor özgürlüğe. Dilini anlamadığım şarkılar dinliyorum özleyerek.
    Bir masaldı bu. Sıcak sımsıcak bir yaz ayı, tefekkür buudlu, tevekkül düşünceli bir masal. Kara, iri gözlerin anlattığı, masum, temiz bir yüreğin sahip olduğu, derin, manidar bir masal.
    Henüz on altısındaydı Zeynep. İnce edeni amansız bir derdi sahiplenmişti; ama hassas kalbi bundan habersizdi. “ Kadın hastalığıymış” diyordu sıcak bir gece derdi ile hem-hal olan arkadaşına. “Geçermiş.”
    Geçmedi. Günden güne eridi, küçüldü Zeynep. Zeynep adın kulaklarımda. Zeynep bir çağıltı gibisin, bir musiki gibi hiç dinmeyen.
    Irmak oldu aktı Zeynep. Ateş oldu yaktı. Son dönemde yatağa mahkûm kaldığında, sırtında oluşan yatak yarasına rağmen, “Of” yerine “Af” çeken Zeynep. On altı yaşında, küçük yüreğinde kaynayan iman ateşiyle, sabır abidesi dost. Dünyada eşine ender rastlanır, ubudiyet nişanesi, vefakâr insan.
    Kükreyerek patlayan koca volkanın ince sızıntılarıyla yaka yaka girdi kalplere acı haberi. Bir sala tufanı ile indi şehrin üstüne. Şehir artık onsuzdu, hayat artık onsuz…
    Fakat o gitmedi. Kararlıydı başladıklarını bitirmeye. Şehrin ona ihtiyacı vardı çünkü.  Geldi bir gün. Ruhani beş arkadaşını da yanına alarak geldi. Dostlarını sordu telâşeyle: “Bu hafta neredeler?” dedi ablasına. “Onlara yetişmemiz gerekiyor.”
    Abla yaşadığını sandı o an. Bir şeyler ikram etti, almadılar. Evet, aslında o yaşıyordu. Hayat kadar gerçek, ölüm kadar hakikat… O yaşıyordu. Kaybolup gittiler sonra. Abla şakın, abla perişan, abla ağlamaklı anladı anlaması gerekeni. Bu ne büyük şerefti, bu ne büyük lütuf…
    Zeynep ırmak gibi çağıldadı, rüzgâr gibi, fırtına gibi esti gönüllerde, musiki gibi terennüm etti dudaklarda. Adın kulaklarımda Zeynep, adın dudaklarımda. Sıcak bir kamp gecesinden kalma hatıralarım var. Yatak mücadelemiz, ezber yarışmalarımız, iri, masum gözlerin, edebin, masumiyetin… Zeynep bahar gibi aklımdasın. Her yıl yeni bir çiçek açıyor gözlerimde, adını “Sen” koyuyorum. Geçen yıllara rağmen yenileniyorsun an be an.
     Bugün de bitti. Bir gün daha yaklaştım asıl başlangıca. Yeşil gölgelendi. Ağaçlar rüzgârın ritmine tutsak. Kuşlar bin bir eda ile süzülüyor özgürlüğe. Adını bilmediğim şarkılar dinliyorum özleyerek.

    VN:F [1.6.2_892]
    Rating: 8.0/10 (1 vote cast)

  • Yorum yaz

Mail List

    Email adresinizi giriniz:

Araştırma - İnceleme

mp3

Flash required