• ZEYNEP ÇİFTÇİ 02.11.2009

    Aşk bedel istiyor anne. Hayat bedel istiyor. Karşılık bekliyor sevdiklerim. Saçlarım ellerinin hararetini özlüyor. Yaşım büyüyor; ama kalbim gönlünün çocuğu hala. Sensiz rengini kaybediyor yaşamak.

             Rüyalarımın perisisin. Yüzünden daha mı aydın ki güneş? Bensiz kalan bende gülüşlerin var anne. Bir de başımı yasladığım duaların.

             Yüreğin öyle geniş ki şu an bir ucu yanı başımda, hissediyorum bunu. Atışlarını duyuyorum sanki. Dünyada senden vefakârı var mı acaba? En kırık-dökük, en çaresiz anımda yanımdasın. Yanık yanık bakıyorsun gözlerime. İpeksi ellerin saçlarımı, gözlerin yüreğimin içini okşuyor.

             Uğruna ölünecek fani aşklar var mı ki anne? Ben hiç âşık olmadım senden başkasına. Bu aşk ne zaman başladı dersin? İtilip kakılınca, hoyratça hırpalanınca mı himayenden uzak? Hayır, bu aşk bu kadar köksüz olamaz. Bir gün çocuk kalbim açınca gözlerini ilaç kokan yatağında, seni aramıştı ya iştiyakla; işte o zaman anladım ne yoğun bir aşk yaşadığımı. Elindeki bir kâse yoğurdu bana hoyratça uzatan hastabakıcı kadın, ne kadar yoksundu anne hissiyatından. Çıplak vücudumu saran titreyişler sana doğru dalgalandı o gün. Babamla birlikte eve döndüğümde, beni caddede bekleyen ıslak gözlerin hiç aklımdan çıkmadı bir daha. İhtirasla minik boynumu saran sıcak kolların, tenimde hücre hücre iz bıraktı aşka dair.

             Hayır, bence çok öncesinde tutuldum sana. Hani şişman bedenimi kollarında taşımak zorunda olduğun günler… Çizgili kaşığım olmadığında sofrayı size zehir ettiğim yemek saatleri… Bir elmayı bana üç kere soymak zorunda olan babama kızardım güzel soyamadığı için. Sen girerdin devreye. Bahçeye güzel salıncaklar kurardın benim için. Oturunca yırtardım salıncağın bezini. Sinirlenirdim. Sen ise; bıkıp usanmadan yenilerdin isteklerimi. Sesinin yumuşaklığı başımı döndürürdü. Bu yumuşaklığın adını “aşk” koydum sonra.

             Yoksa göğsünden sütle birlikte sevgi mi emzirdin anne? Damarlarımda dolaşan kan yerine aşk mıydı? Ninnilerin kulaklarımda hala.

             Bana kalırsa henüz rahmindeyken aldım bu iksiri. Evet, şimdi anlıyorum, göbek bağımdan yollamış olduğun besinlere karışmış olmalı duyguların. Kim bilir o karanlık köşede nasıl da özledim seni şimdiki kadar?

             Seninle doluyum anne. Her şeyin sahte olduğu şu dünyada, sen tek gerçeğimsin. Ben, ben olduğum sürece aşkım sanadır.

    VN:F [1.6.2_892]
    Rating: 9.0/10 (6 votes cast)

  • Yorum yaz

Mail List

    Email adresinizi giriniz:

Araştırma - İnceleme

mp3

Flash required