Yazamamanın verdiği hissizliği
Kirlenmiş bir çamurla sarıyorum
Dalından koparılmış bir yaprak
Nasıl dikilirse dal uçlarına
Tahta parçacıkları da öyle sarkıyor
Kulak memelerimden.
Ve yontulmamış gururun çan sesleriyle irkiliyorum.
Yaşamı taşıyamayan ayaklarım
Birkaç adım atıp devrilir mi?
Ve cam kırıntılarıyla hemhal
Bir tabut gömülür toprağa
Ve sızlanır çığlıklar bile o gün
Çaresizlik içersinde açılan ellere
Kaynayan katran sular dökülür
Toprak olup yok olsaydık
Aşkın şiddetinde
Yağda kavrulmuş bir ateş olur nefsim
Sözün bittiği yerde
Söylenmiş onca şeyin dehşetiyle savrulur




