• MIZRAP 31.08.2009

    Bugünlerde gündemi epeyce meşgul etti el bombası. Başlığa bakarak sakın kimsenin aklına aynı konuyu yazacağım gelmesin. Şayet o konuyu yazacak olsaydım bu başlığı seçmezdim.

    Gerçi güzel ülkemizde adettendir; herkes her konuyu çok bilir, ahkâm kesmekte üstümüze yoktur. Özellikle kendi işimiz dışındakiler daha da iyi biliriz. Söz gelimi, “Türkiye’de milyonlarca teknik direktör var” gibi bir iddiada bulunsam çok da abartmış olmam. Üç kişinin bir araya geldiği hangi toplulukta en kariyerlisinden en alttakine kadar hangi teknik adam eleştirilerden nasibini almaz ki… Yine milyonlarca hakem var demezsem bu camiaya haksızlık etmiş olurum.

    Hele bir de bunların hepsini bir arada bulunduran, spordan siyasete, modadan ekonomiye kadar hemen hemen her konunun uzmanı olduğunu zanneden televizyon kargaları işin cabası.

     Ne iş yaparsın? Diye sorulsa:

    Cevabı eminim: “Ne iş olsa yaparız abi” den daha ileri gitmeyecektir çoğunun.                       

    Bir de çok bilen yöneticilerimiz var. Onlar da aratmıyorlar sağ olsunlar medya güllerini. Siyaset, demokrasi, laiklik, üniter devlet dediklerinde aynı kelimeleri bir daha tekrarlamak geliyor içlerinden. Asıl işi olan güvenlik, terörle – mafyayla mücadele konusunda dut yemiş bülbül kesiliyorlar. Nasıl elde ettikleri çok belli olmasa da “en güvenilir kurum” sıfatı taşıyanların yalan söylemek, halkı aldatmak, suçu ve suçluyu saklamak ne zamandan beri görev alanlarının içinde yer almaya başladı…

             Şimdi gelelim bizim el bombasına. Gençler hayalleri ile yaşlılar anılarıyla yaşarmış. Bu noktada bir anımı paylaşacağıma göre. Böylece yaşlılığı peşinen kabullenmiş oluyorum demektir.

             Göreve ilk başladığım günlerdi. Tabi ki ilk öğretmenler kurulu toplantısı. Bir sürü konuşmalardan sonra sıra görev dağılımlarındaydı. Beceri istediği tartışılır, ancak zahmetsiz olduğu su götürmez bazı işler oradaki kıdemli öğretmenler tarafından paylaşıldı. Geriye kalan zahmetli, uzun uğraş gerektiren, bir o kadar da angarya işler biz acemi, stajyer öğretmenlere kalmıştı.

             Bizlerden oluşturulan komisyonlar görev bölümü yapmış oldukça donanımlı olan okulumuzdaki demirbaş eşyanın sayımı yapılacaktı. Derslikler, laboratuarlar, haritalar, çatal-kaşık, yatak, yastık, battaniye…

             Benim de içinde bulunduğum grup müzik odası ve spor salonuna ait malzemelerin sayım dökümü ile meşgul olacaktık. Kendi adıma müzik salonuna ait piyanodan kemana, bateriden bağlamaya bütün araç gereci saydık, eksik olmadığı gibi öğrencilerin getirip hediye ettikler kendi yörelerine ait farklı enstrümanlar bile vardı. Laboratuarda görev yapan arkadaşın epey zorlandığını hatırlıyorum. Arkadaş pek çok malzemenin ya adını hiç duymamış ya da pek çoğunu ilk kez görüyordu. Dolayısıyla sık sık demirbaş memurumuza koşuyor. Allah rahmet eylesin memurumuz ya aletin/ malzemenin bulunduğu yeri, dolabı tarif ediyor ya da gidip eliyle gösteriyordu.

             Özellikle beni ilgilendiren bölümde işim bittikten sonra, komisyon üyesi bulunduğum spor salonu ile ilgili sayım işlerine iştirak ettim. Yoğaltımı yapılması gereken pek çok top, yıpranmış fileler, rengi birbirine girmiş takım olmaktan çıkmış formaları tasnif ettikten sonra listenin sonunda bulunan el bombası ortalarda görünmüyordu. Kendi kendimize yorum yapmaktan da geri kalmıyorduk. Öyle ya bir eğitim yuvasında el bombasının ne işi olabilirdi ki. Olsa olsa demirbaş memurumuz adını bilmediği aletlerden, ağırlık toplarından birine bu ismi koymuştu…

             El bombası eksiği ile de olsa sayımı tamamlayıp soluğu memurun yanında aldık. Sayımı tamamladık, ancak el bombasını göremedik demeye kalmadan:

             “Hemi de içi tane Hoça”  diye çıkıştı. Birbirimize bakındık bir şey anlamadık. Celun bakayum” deyip yerinden fırladı.” O önde biz arkada malzemelerin bulunduğu depoya vardık. O yıllarda bisiklet tekeri şişirmekte kullandığımız el pompalarını göstererek. “Benumla dalga mı geçeysunuz”  deyince biz ne gülebildik ne de kızabildik. Biz memurumuzun Karadenizli olduğunu atlamıştık.

             Ahmet Akçadağ

                Eğitimci

    VN:F [1.6.2_892]
    Rating: 8.9/10 (7 votes cast)

  • Yorum yaz

Mail List

    Email adresinizi giriniz:

Araştırma - İnceleme

mp3

Flash required