‘Efkârım, suskunluğumdandır!
Sonbaharın müjdeleri,
İçime çöken hüzünlerdendir.
Hazandır,
Beni böylesine efkârlandıran.
Hüzün vardır içinde;
Düşerken her bir yaprağın,
Düşüşü bir sondur,
Artık onun için.
Kaçınılmaz bir ‘son’!
Beni böylesine derinden efkârlandıran,
Suskunluğumdandır!
Hüzünlere bir ‘dur’ ,
Diyemeyişimdendir!
Düşen bir yaprağı,
Yerine koyamayışımdandır.
Hazana ve hüzne bir ‘dur’
Diyemeyişimdendir,
Efkârım, suskuluğumdandır!’




